Logo
Bozkurt mahir
8 saat önce
A D A M D I
Unutmak mümkün mü Başbuğ Türkeş'i,
Türkeş bu davayı kuran adamdı!
“Türkeşçi„ der halâ bize çok kişi,
Bir nesile isim veren adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
O, Türk Birliği'nin düşüp peşine,
O aşkla girmişti seksen yaşına,
Bana göre Türkeş başlı başına,
“Kızıl Elma„ yani “Turan„ adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
Bu uğurda çekmediği kalmadı,
İhtilâl yaptılar teslim olmadı!
İpten döndü ipten, yine yılmadı,
Zulümlere göğüs geren adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
İnanmış gönüller onun yeriydi,
Çünkü gönüllerin seferberiydi,
Gönül adamıydı, gönül eriydi,
Toparlayan adam, deren adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
Ömür sürdü ‘Hakk, yolundan kopmadan,
Hele ibadette şirke sapmadan,
Gösteriş yapmadan, riya yapmadan,
Kâbe’ye yüzünü süren adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
Siyaset yaparken, gezerken il il,
Halkı kandırmaya etmezdi meyil!
Aklını gelecek seçime değil,
Gelecek nesile veren adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
Üç rey için yalan denen illete,
Rağbet edip hiç düşmedi zillete!
Kolay kolay söz vermezdi millete,
Verirse sözünde duran adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
EI biri bilmezken bini bilirdi,
Çakalın yattığı ini bilirdi,
Amerika, Rusya, Çin'i bilirdi,
Tuzaklara aklı eren adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
“Sovyet Rusya çöker„ tespiti vardı,
Çoğu bu tespite kulak tıkardı,
Ve tarih Türkeş'i haklı çıkardı,
Türkeş ileriyi gören adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
Millî mevzularda duruma bakıp,
Hatta Başbakan'ı ardına takıp,
Gece üçte Genel Kurmay'dan çıkıp,
Dörtte Çankaya'ya giren adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
Ne icazet aldı, ne de eğildi,
O düşmanı düşman, dostu dost bildi,
Meclis’te olması şart da değildi,
Masaya yumruğu vuran adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
Hülâsa hayatı romandı roman,
Romana da sığmaz o ehl-i iman!
“Vatana ihanet„ gördüğü zaman,
Bunun hesabını soran adamdı!
🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘 🐺 🤘
Bu Arif‘i dinle, Türkeş'i anla,
O Türkeş ki, azim ve de imanla,
Korkunç engelleri, sıfır imkânla,
Yıkıp hedefine varan adamdı!

(Ozan Arif)

Ozan Arif’in sesinden “Adamdı” şiiri.
👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇

https://youtu.be/cayN2bojN...
Ozan Arif | Alparslan Türkeş Kimdi? - Adamdı - YouTube

Unutmak mümkün mü Başbuğ Türkeş'i, Türkeş bu davayı kuran adamdı.“Türkeşçi„ der halâ bize çok kişi, Bir nesile isim veren adamdı.O, Türk Birliği'nin düşüp pe...

Bozkurt mahir
13 gün önce
MUHSİN BAŞKAN VE ALEVİ BİR AMCA: İnsanlık Mezhep Sormaz/ Musa Avcı

KOÇUM NEREDE?
Yıldızeli’ne seçim çalışmaları için erkenden vardım. Gün henüz tam aydınlanmamış, meydanı saran serinlik taşlara sinmişti. İlçe meydanında arkadaşlarla konuşurken aramızdan sıyrılıp geçen yaşlı bir adam dikkatimi çekti. Yamalarla örülü eski bir ceket, ağır adımlar… Sırtında, tek başına bile kutsal bir yük gibi taşıdığı bir koç vardı. Ama gözleri, daha ağır bir şey taşıyordu.

Meydanın içinde dönüp duruyor, kısık ama titrek bir sesle soruyordu:

“Koçum nerede, koçum nerede?”

Yanımdaki Yıldızelili arkadaşlara döndüm:

“Kim bu amca?”

“Alevi köylerinden bir kardeşimiz.”dediler.

Adamın gözlerindeki hikâye içime işledi. Ömrü boyunca içinde sakladığı, belki de ilk kez dışarı taşan bir cümle gibi duruyordu bakışlarında… Yanına yaklaştım.

“Amca, hangi koçu arıyorsun? Sırtındaki mi?”

Adam başını yavaşça iki yana salladı. Gözleri uzaklara, yılların ötesine daldı. Sesi, içindeki binlerce kelimenin arasından seçilip gelmiş gibiydi:

“Hayır, hayır… Benim koçum Muhsin Başkan’dır.”

Omzundaki koçu yavaşça yere bıraktı. Bir süre sustu. Sonra derin bir nefes aldı ve anlatmaya başladı.

“BABA NE OLUR BENİ BIRAKMA…”

Kızım hastaydı… Sivas’taki doktorlar, "Ankara’ya götürmen lazım, burada elimizden bir şey gelmez." dediler.

Cebimde beş kuruş yoktu. Ama babaydım. Yolda kalamam, vazgeçemem. Kızımı aldım, Ankara yollarına düştüm. Günlerdir içimde büyüyen korkuyla hastanenin kapısından içeri girdim.

Beni kimse görmedi. Daha doğrusu görmek istemedi. Hastane koridorunda, kızım elimde, oradan oraya savruldum. Her kapı bir duvar, her duvar bir sessizlikti. Sonunda dizlerim çözüldü, bir köşeye oturduk. Çaresizlik, insanın en büyük acısıdır.

Bir şeyler yapmak zorundaydım. Meclis'e gitmek en doğrusu olurdu. Neden sonra kalktım. Kızım, solgun gözleriyle bana baktı. Hiçbir şey söylemedi ama gözleri, "Baba, ne olur bırakma beni…" diyordu sanki...

Elini tuttum. İçimdeki yangını ona hissettirmemek için derin bir nefes aldım.

"Beni burada bekle kızım. Bir çare bulacağım." dedim ve çıktım.

"BENİM YÜZÜME BİLE BAKMADILAR"

Meclis’e gittim. Oy verdiğim partinin milletvekillerine ulaşmak istedim. Tek tek kapılarını çaldım ama bırak derdimi dinlemeyi, yüzüme bile bakmadılar.

Kızım hastanede… Ben Meclis’te kapıların yüzüme kapanışını izliyorum… O an içimde bir şeyler koptu.

Dışarı çıktım. Meclis’in soğuk koridorlarında bir yere çöktüm. İnsan, en çok o zaman anlıyor kimsesizliğini.

Kendi dünyamda cedelleşirken bir görevli yaklaştı. Eğildi,

“Amca, iyi misin?”

İyi olmadığımı ikimiz de biliyorduk ama yine de sordu. Beni dinledi. Sonra hafifçe başını kaldırıp başka bir dünyanın kapısını aralar gibi sordu:

“Sen niye Muhsin Yazıcıoğlu’na gitmiyorsun?”

İçimde bir öfke kıpırdandı.

“İyi de ben ona oy vermedim ki!” dedim. “Hem bizim partinin tam zıddı biri.”

Görevli omzuma dokundu.

“O, kimseye oyunu sormaz. O, başka bir adamdır. Bir dene. Kaybedecek bir şeyin yok ya.”

"OTUR ANLAT HELE”

Kapıyı tedirginlikle çaldım. İçeri girdim.

“Muhsin Başkan, ben Sivaslıyım. Sana oy vermedim. Aleviyim. Ama bir derdim var.” dedim.

Başkan gözlerimin içine baktı. Sonra masasının önündeki koltuklardan birini işaret etti.

“Hemşehrim.” dedi. “Ben sana nerelisin, kime oy verdin, hangi mezheptensin diye sordum mu? Bir derdin var ki buradasın. Otur, anlat hele.”

Oturduğumda dizlerimin titrediğini hissettim. Ama içimde ilk kez bir şeyler yerine oturuyordu. İçimden ılık ılık bir şeyler aktı.

Bir çay söyledi. Önündeki bisküvileri önüme koydu.

Sonra dinledi. Tek kelime etmeden, başını bile çevirmeden dinledi ve not aldı küçük bir kâğıda.

Ve aniden ayağa kalktı, dışarı çıktı. Birkaç dakika geçmedi ki geri döndü.

“Hadi.” dedi. “Gidiyoruz.”

Önce lokantaya götürdü, karnımı doyurdu. Sonra arabasına bindirdi. Hastaneye vardık. O da ne! Az önce yüzüme bile bakmayan doktorlar şimdi kızımın başında telaşla koşuşturuyordu.

Muhsin Başkan, sert ama babacan bir sesle konuştu:

“Hocam, bu kız benim hastam.”

“Siz hiç merak etmeyin, Başkanım.” dedi içlerinden biri.

Gençler geldi sonra… Ellerinde torbalar: pijama, terlik, peçete…

Başkan bana baktı ve gülümsedi.

“Bu gençler hastanede kaldığınız sürece burada olacaklar. Kan olur, başka bir şeye ihtiyacınız olur, onlara söylersin. Hastaneden çıkınca da yine bana gel, tamam mı?”

Kucaklaştık. O gitti. Neden sonra elim cebime gidince anladım ki, sarılırken cebime hatırı sayılır bir para koymuş.

“BEN SEVGİMİ GİZLEYEMEM”

Aradan zaman geçti. Kızım iyileşti.

Gençler bizi Meclis’e götürdü. Başkan yine gülümsedi. Kırk yıllık dostmuşçasına hem benimle hem kızımla konuştu.

“Hadi.” dedi, “Bu sefer kızımızla da yemek yiyelim.”

Yedik, konuştuk. O, benim mezhebimi hiç dert etmedi. Kızımla şakalaştı, güldü.

Sonra kalktı, bizi AŞTİ’ye götürdü. Biletlerimizi bile önceden aldırmış meğer. Otobüse binmeden önce bana sarıldı.

“Unutma." dedi. “Bir derdin olursa yine gel.”

İşte şimdi buradayım. Bu koçu da koçum için getirdim. Ona sevgimi gizleyecek değilim ya! Ne yapsam, ne getirsem az gelir. Benim koçum oydu, anladınız mı? Ona bir koç değil, bin koç feda olsun!

"NE GÜZEL BİR MİRAS BIRAKTIN, BAŞKAN…"

O an bir koç getiren Alevi amcaya baktım, bir de gökyüzüne… İçimden geçen tek cümle şu oldu:

“Ne güzel bir miras bıraktın, Başkan…”

Ve tam o anda uzaktan bir araba göründü. Ayağa kalktık. Arabaya baktım. İçinde, Muhsin Başkan vardı…

(Not: Hatırasını bizlerle paylaşan değerli büyüğüm Aytekin Kulmaç a sonsuz teşekkürler.)

#sivas #yıldızeli #meclis #alevi
#muhsinbaşkan
tarikhaber
15 gün önce
İmamoğlu'na gözaltına sonrası CHP'ye üyelikler arttı: AKP'li eski meclis üyesi de üye oldu https://tarikhaber.com/hab...
Bozkurt mahir
18 gün önce
Sn Semih bey.
Dem li terörün meclisteki uzantılarının yanında yüzünüzün ekşiliği gözden kaçmadı.
Durumdan epey rahatsızsınız.
Bu yüzünüze de yansımış.
Bizler de rahatsız olduk.

Sizden isteğim.
Mhp yi ve de samimi ülkücüleri artık bu işgal ve ihanetten kurtarmanızdır.
Akp ile olan bütün bağınızı kopararak.
Ülkücü hareketi fabrika ayarlarına geri getirmenizdir.
Ülkemizin emperyalist güçler tarafından ve bop un taşeronu akp tarafından bölüşüldüğü şu günlerde onurlu bir silkinme ve doğrulma ile bu iyiliği sizden samimi bir ülkücü olarak istiyorum.
En azından gelecek nesiller sizinle gurur duyacaktır.
Saygılarımla.
Bozkurt mahir
18 gün önce
TÜRKİYE CUMHURİYETİ BİZLERE NELER VERDİ

Tarihçi Sinan Meydan’dan DEM’li Sırrı Süreyya Önder’e cevap!

DEM Partili Sırrı Süreyya Önder:

"Türkiye Cumhuriyeti kurulurken kendisini Allah'ın yerine koydu.

Allah'ı sildiler." demiş.

Allah ile aldatan Sırrı Süreyya'ya yanıt Sinan Meydan'dan...

"Cumhuriyetin nimetlerinden fazlasıyla yararlanıyorsunuz.

Her şeyden önce Cumhuriyet sayesinde kul değil birey, tebaa değil yurttaşsınız.

Hatta; bugün o Cumhuriyetin meclisini yönetiyorsunuz.

Ama; her fırsatta, o Cumhuriyete saldırıyorsunuz.

Nasıl, rahat mı meclis koltukları? Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyetin, Atatürk'ün kurduğu meclisinden Atatürk'ün devrimleriyle elde ettiğiniz kazanımlarla Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti olur olmaz eleştirmek müthiş bir lüks olsa gerek?

Eğleniyor musunuz?

Suriye'de, Irak'ta, Filistin'de, Ortadoğu'da sizin gibi iyi koşullara sahip vekiller yok.

Ne vekili?

Meclis bile yok...

Bugün Türkiye'nin etrafında dinciliğin, mezhepçiliğin, etnik bölünmenin girdabında cihatçı çetelerin, terör örgütlerinin cirit attığı, yıllardır dikta rejimlerinin halkın kanını emdiği, emperyalizmin oyun alanına dönen Ortadoğu'da oluk oluk kan akarken, her gün çocuklar öldürülürken, insanlar demokrasi ve barışa hasret kalmışken, sizin hala Atatürk'ün kurduğu laik cumhuriyetin anlam ve önemini kavrayamamanız trajik doğrusu.

Cumhuriyet tabi ki eleştirilebilir. Ancak; cumhuriyeti şeriat hukuku yerine laik hukuku kabul ettiği için eleştirmek bağnazlık veya cehalet göstergesinden başka bir şey değildir.

Klasik siyasal İslamcı ağzıyla konuşuyorsunuz.

Neymiş?

Cumhuriyet kendini Allah'ın yerine koymuş!

Koca bir palavra...

● Benim manevi mirasım ilim ve akıldır.

diyen Atatürk'ün kurduğu bu cumhuriyet, egemenliği saraydan, sultandan alıp asıl sahibine, ulusa verdi.

Bu amaçla Atatürk; savaşın ortasında, orduyu kurmadan önce meclisi kurdu. Bu meclis, saray saltanatına, şeriat hukukuna son verdi.

Atatürk; Türkiye'yi dinsel kurallarla değil, insan aklının eseri çağdaş kurallarla yönetecek laik bir düzen kurdu.

Çok da doğru yaptı.

Laiklik olmadan o dilinize doladığınız demokrasinin kurulması olanaksızdır.

İyi kötü işleyen bir Türk demokrasisi varsa, daha doğrusu yakın zamanlara kadar vardı, bunun temelinde Atatürk'ün laik karakterli devrimlerinin olduğunu biraz tarih ve sosyoloji bilen herkes görebilir.

Kaç tane pkk var biliyor musunuz?
Kaç tane pkk var biliyor musunuz?
Cumhuriyet, kendini Allah'ın yerine falan koymadı.

Cumhuriyet; halkçı bir anlayışla, 7'den 70'e halkın aydınlanması için bir eğitim devrimi yaptı. Cumhuriyet, köye okul ve öğretmen götürdü.

Siz de cumhuriyetin o okullarından yetişmediniz mi?

Cumhuriyet; halkın kanını emen aşiret yapısına, ağalık düzenine, tarikat, cemaat baskısına, medrese kafasına karşı çıktı. Çağdaş uygarlık değerlerini savundu.

Cumhuriyet, kadına insanlık onuruna yakışır haklar verdi.

Cumhuriyet; bağımsız, üniter, laik bir ulus devlet olarak kuruldu.

Atatürk; Lozan'da elde edilen barışı, yurtta barış, dünyada barış formülüyle bir barış düzeni haline getirdi.

Cumhuriyet; uzak, yakın, neredeyse tüm ülkelerle iyi ilişkiler kurdu.

O cumhuriyet; etrafı ateş çemberi ile çevrili bu coğrafyada, şimdilik 101 yıldır yeni bir savaşın parçası olmadı.

Başı sıkışan herkes soluğu Türkiye'de aldı, alıyor.

Cumhuriyet dine değil yobazlığa karşı çıktı.

Camiler açıktı.

Cumhuriyeti kuranlar savaşta zarar görmüş ve tarihi değeri olan camileri tamir ettiler.

Kuran'ı Türkçeye tefsir ettirdiler. Dini bayramlar özgürce kutlandı. Ezan hep okundu.

Ezanın 1932'den itibaren Türkçe okunmasını 'Allah'ı yasakladılar!' diye açıklamak ise düpedüz bir aldatmacadır.

Türk ulusunun Allah'a, kendi dilinde, tanrı diye seslenmesinden daha doğal ne olabilir.

Bundan ancak Arap hayranları ve Türkçeye düşman olanlar rahatsız olur.

Bu Cumhuriyeti sokakta bulmadık. Bu Cumhuriyetin nimetlerinden yararlanıp her fırsatta bu cumhuriyete saldırdığınızda karşınızda beni bulacaksınız."

Sinan Meydan

DİP NOT:
—Mevlâ : Farsça
—Rab : İbranice
—Allâh : Arapça
— Tanrı : Türkçe.

CIAsal İslamcılar ve CIAsal Kürkçüler ele vererek "aman Tanrı derseniz günah" derler..
Ülen, Mevlâ ve Râb deyince cennete mi gidiyorsunuz?!..
tarikhaber
27 gün önce
ÖMER TARIK YILMAZ / Kadıköy Belediye Meclisi'nde Skandal: CHP'li Ahmet Kurtuluş Hakkında Soruşturma ve Gözaltı Kararı https://tarikhaber.com/kos...
tarikhaber
27 gün önce
Kadıköy Belediye Meclisi'ndeki görüntüler tepki çekmişti! CHP'li Ahmet Kurtuluş hakkında soruşturma, gözaltı kararı verildi https://tarikhaber.com/hab...

Hiçbirşey Bulunamadı!

Üzgünüz, ancak {{search_query}} arama sorgunuz için veritabanımızda hiçbir şey bulamadık. Lütfen başka anahtar kelimeler yazarak tekrar deneyin.