Bir okula Şehit Esat Oktay Yıldıran’ın ismi verildi ve gelen tepkiler üzerine kaldırıldı.
Peki kim bu Esat Oktay Yıldıran?
Buyrun, anlatalım...
Esat Oktay Yıldıran, 1970 yılında Kara Harp Okulu'ndan Piyade Teğmen rütbesiyle mezun oldu. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı’nda görev aldı ve Harekat sonrası ülkeye döndü.
12 Eylül Darbesi sonrası 24 Şubat 1981-1983 tarihleri arasında Diyarbakır 5 Nolu Askeri Cezaevi'nde Yüzbaşı rütbesiyle güvenlik amiri olarak görev yaptı.
Görev yaptığı cezaevinde pkknın kurucularından Kemal Pir ve Mehmet Hayri Durmuş, pkk sözde merkez komite üyesi Mazlum Doğan gibi isimler de kalmıştı.
Bu isimlerin hepsi cezaevinde öldü. Yıldıran’ın cezaevindekilere karşı işkence yaptığına yönelik iddialar var.
Hatta iddia odur ki, Türkçe bilmeyen tutuklulara 1 gecede İstiklal Marşı, Andımız, Gençliğe Hitabe ve Atatürk İlkelerini ezberlettiği rivayet edilir.
2012'de Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği, Yıldıran ile ilgili açıklamalarda bulunmuş ve iddiaları red etmiştir;
“Binbaşı Esat Oktay Yıldıran kendisine verilen görevleri kanun, yönetmelik ve diğer yasal mevzuat içinde en iyi bir şekilde yapmak için çaba gösteren, her görevde komutan ve amirlerinin takdirini kazanmış, Atatürk ilke ve inkılaplarına yürekten bağlı, Türk vatanının bölünmezliğine inanmış çok kıymetli bir subay olarak isim yapmıştır ve daima da böyle anılacaktır.
Görevli olduğu süre içinde cezaevinde örgütlerin kendi iç hesaplaşmalarından ileri gelen bazı olaylar olmuş, bu olaylar ve sonradan çeşitli defalar yapılan şikâyetler inceletilmiş ve hiçbir olayın yasal soruşturma veya yasal işlem dışında tutulmadığı görülmüştür.
Esat Oktay Yıldıran, Diyarbakır Cezaevi'ndeki görevi sonrası İstanbul'a atandı.
İstanbul 23. Piyade Tümeni'nde Binbaşı rütbesiyle tabur komutanı olarak görev yapıyordu.
22 Ekim 1988 günü eşi ve bir çocuğuyla birlikte Ümraniye'nin Sarıgazi semtindeki askeri lojmanların önündeki duraktan otobüse bindi.
Aynı duraktan otobüse binen 2 terörist, Yıldıran'ın oturduğu koltuğun arkasındaki sıraya geçti.
Otobüs, saat 14.50'de Kısıklı Meydanı'ndaki durağa geldiğinde saldırganlardan birisi ateş açtı.
Arkasından açılan ateş sonucu mermiler Yıldıran'ın boynuna ve sırtına isabet etti.
Açılan ateş sonucu otobüsteki yolculardan birisi de yaralandı.
Ateş açan 2 terörist otobüsten inip kaçtı.
Yani o filmlerde gösterildiği gibi gözlerinin içine bakıp, şundan bundan selam getirdik diyerek değil arkasından kahpece vurulup şehit edildi.
Suikasti pkk üstlendi.
Saldırı sonrası hastahaneye kaldırılan Binbaşı Esat Oktay Yıldıran tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 39 yaşında şehit oldu ve Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri Hizmet Övünç Madalyası ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Övünç Madalyası almış, hain terör örgütü pkk tarafından şehit edilmiş birisinin isminin bir okula verilmesi kimi neden rahatsız etmiş bilmiyorum. O rahatsız olanların devlete isyan etmiş ve bunun sonucunda idam edilmiş olan hınıslı saitin isminin caddelere sokaklara verilmesine ne tepki vermiş olduklarını da gerçekten merak ediyorum.
Peki kim bu Esat Oktay Yıldıran?
Buyrun, anlatalım...
Esat Oktay Yıldıran, 1970 yılında Kara Harp Okulu'ndan Piyade Teğmen rütbesiyle mezun oldu. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı’nda görev aldı ve Harekat sonrası ülkeye döndü.
12 Eylül Darbesi sonrası 24 Şubat 1981-1983 tarihleri arasında Diyarbakır 5 Nolu Askeri Cezaevi'nde Yüzbaşı rütbesiyle güvenlik amiri olarak görev yaptı.
Görev yaptığı cezaevinde pkknın kurucularından Kemal Pir ve Mehmet Hayri Durmuş, pkk sözde merkez komite üyesi Mazlum Doğan gibi isimler de kalmıştı.
Bu isimlerin hepsi cezaevinde öldü. Yıldıran’ın cezaevindekilere karşı işkence yaptığına yönelik iddialar var.
Hatta iddia odur ki, Türkçe bilmeyen tutuklulara 1 gecede İstiklal Marşı, Andımız, Gençliğe Hitabe ve Atatürk İlkelerini ezberlettiği rivayet edilir.
2012'de Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği, Yıldıran ile ilgili açıklamalarda bulunmuş ve iddiaları red etmiştir;
“Binbaşı Esat Oktay Yıldıran kendisine verilen görevleri kanun, yönetmelik ve diğer yasal mevzuat içinde en iyi bir şekilde yapmak için çaba gösteren, her görevde komutan ve amirlerinin takdirini kazanmış, Atatürk ilke ve inkılaplarına yürekten bağlı, Türk vatanının bölünmezliğine inanmış çok kıymetli bir subay olarak isim yapmıştır ve daima da böyle anılacaktır.
Görevli olduğu süre içinde cezaevinde örgütlerin kendi iç hesaplaşmalarından ileri gelen bazı olaylar olmuş, bu olaylar ve sonradan çeşitli defalar yapılan şikâyetler inceletilmiş ve hiçbir olayın yasal soruşturma veya yasal işlem dışında tutulmadığı görülmüştür.
Esat Oktay Yıldıran, Diyarbakır Cezaevi'ndeki görevi sonrası İstanbul'a atandı.
İstanbul 23. Piyade Tümeni'nde Binbaşı rütbesiyle tabur komutanı olarak görev yapıyordu.
22 Ekim 1988 günü eşi ve bir çocuğuyla birlikte Ümraniye'nin Sarıgazi semtindeki askeri lojmanların önündeki duraktan otobüse bindi.
Aynı duraktan otobüse binen 2 terörist, Yıldıran'ın oturduğu koltuğun arkasındaki sıraya geçti.
Otobüs, saat 14.50'de Kısıklı Meydanı'ndaki durağa geldiğinde saldırganlardan birisi ateş açtı.
Arkasından açılan ateş sonucu mermiler Yıldıran'ın boynuna ve sırtına isabet etti.
Açılan ateş sonucu otobüsteki yolculardan birisi de yaralandı.
Ateş açan 2 terörist otobüsten inip kaçtı.
Yani o filmlerde gösterildiği gibi gözlerinin içine bakıp, şundan bundan selam getirdik diyerek değil arkasından kahpece vurulup şehit edildi.
Suikasti pkk üstlendi.
Saldırı sonrası hastahaneye kaldırılan Binbaşı Esat Oktay Yıldıran tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 39 yaşında şehit oldu ve Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri Hizmet Övünç Madalyası ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Övünç Madalyası almış, hain terör örgütü pkk tarafından şehit edilmiş birisinin isminin bir okula verilmesi kimi neden rahatsız etmiş bilmiyorum. O rahatsız olanların devlete isyan etmiş ve bunun sonucunda idam edilmiş olan hınıslı saitin isminin caddelere sokaklara verilmesine ne tepki vermiş olduklarını da gerçekten merak ediyorum.
28 gün önce