Bitig Bitig
    Gelişmiş Arama
  • Giriş
  • Kayıt

  • Gece modu
  • © 2026 Bitig
    Hakkında • Rehber • Bize Ulaşın • Gizlilik Politikası • Kullanım Şartları • Geri ödeme

    Seç Dil

  • Turkish

İzle

İzle BitVid

daha

Keşfet Fonlar
BitVid İzle Hepsini gör

Keşfedin Gönderi

Posts

Kullanıcılar

grup

Fonlar

Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
13 Hafta

image
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
13 Hafta

image
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
13 Hafta

image
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
13 Hafta

image
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
13 Hafta

image
image
image
image
+16
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ergenekon
Ergenekon
13 Hafta

HABİRE "65 YAŞ ÜSTÜNDEKİLER" DİYORSUNUZ YA !!!

bizler ilkokulda yurt bilgisi, lisede mantık sosyoloji, felsefe, okuyan, ilk ve orta okul ile liseyi karne notu kaç olursa olsun bitirme sınavına girerek bitirmiş bir nesiliz...

onun için biz, kim 500 milyar ister programinda 15 bin lirayi hiç joker kullanmadan %90 kazanabilen nesiliz.

biz her dönem 3 yazili 1 sözlü imtihan olan nesiliz... biz kopya çeken ama kopya hazirlarken öğrenen bir nesiliz...

biz anasini babasini bakim evine terk etmeyen; yakininin, dostum dediğinin cenazesine "tatildeyim" diye gelmeyen nesil değiliz...
biz şahsiyet sahibi olmasi için her şeyden sorumlu tutulan, kendine güvenen, sevgiyi saygiyi fedakarliği, dostluğu, vefa duygusunu, yerine göre başkalarinin yasami için kendi yasam tarzindan fedakarlik eden nesiliz...

biz arkadaşimizin ailesini kendi ailemiz kabul eden yaşam anlayişini buna göre dizayn eden, psikologlarla, pedagoglarla şekillendirilen değil, psikolojik sorunlarini aile ve mahalle ilişkileri içinde parasiz çözen, anasina babasina ailesine egosundan fedakarlik edip maddi manevi kol kanat geren nesiliz...

biz bugün kirk yillik arkadaşlarini köşe bucak arayan onlarla birliktelikten zevk alan, öğretmeninin elini öpmek için yarişan nesiliz.

semt çocukluğunu, mahalle terbiyesini büyüklere saygiyi görmüş, kabadayi dediğimiz mahallenin bilekli ve yürekli delikanlisini bizi soyan, taciz eden değil, bizi koruyan kollayan bir ağabey olarak bilen bir nesiliz...

misketi, çemberi, uçurtmayi. birdirbiri, topaci, uzun eşeği, kukali saklambaci, üç taşi, gazoz kapaği, sigara kağidi ile ceviz oyunu, kovalamaca'yi, ip atlamayi, seksek'i, üçgen (şeytan uçurtmasi) uçurtmayi , çivili futbolu, 9.taşi, yakan topu oyun olarak bilen, futbolu, voleybolu, basketi, yüzmeyi tüm imkansizliklara rağmen spor olarak yapan bir nesiliz...

dişarida yemek yemenin çok nadir olduğu, ağiz şapirdatmanin ayiplandiği, her lokmanin eşit paylaşildiği, çay bardağindaki şekerin kaşikla kariştirilirken çikan sesin yüksek olmasinin ayip olduğu bir nesiliz....

damak tadi güzelim türk mutfağina göre, anne ellerine göre ayarlanmiş insanlariz...

ebeveynlerimizin öğretmenimize eti sizin kemiği benim diye teslim ettiği, öğretmenlerimizin bu emaneti gözlerinden sakinarak koruduğu, kulağimizi çeken öğretmenimizi evde şikayet edemediğimiz, öyle bir durumda babamizdan da azar işiteceğimizi bilen bir nesiliz...

şimdi görüp, duyduğumuz, öğretmenin çocuğa bir siteminde anne, baba, dayi, hala, enişte, bacanak, hep birlikte okul basip sen bizim çocuğumuzun psikolojisini nasil bozarsin diye öğretmen döven bu nesille uzaktan yakindan bir ilişkimiz yok bizim.

lise mezunu arkadaşlarimizin bugünkü üniversite mezunlarinin yaninda doktora yapmiş bir insan kalitesinde olduğu bir neslin çocuklariyiz....

siz bizim nesli küçümsemeyin çünkü biz öyle yetiştirildik ki ; maskemizi de takar, mesafemizi de korur, kalabaliklara girmez, hem kendimizi hem sizleri koruruz...

bence bizim nesil'e benzemeye çalişin...

çünkü biz bin yillik türk gelenek göreneklerinin süzgecinden geçebilen son temsilcileriz..!

☝️her kelimesine iştirak ederim...

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ergenekon
Ergenekon
13 Hafta

GERÇEK BİR TÜRK MİLLİYETÇİSİDIR, ATATÜRK

Mustafa Kemal Atatürk…

Yüzyılın değil, bin yılın en büyük Türk evladı.

Bir ulusun küllerinden yeniden doğmasını sağlayan, emperyalizme meydan okuyan,

milletine “sen yapabilirsin” diyerek özgüven kazandıran bir lider.

Onu anlamak için, onu bir ideolojinin kalıbına sığdırmak değil;

onun millet bilincini, vatan sevgisini ve bağımsızlık tutkusunu kavramak gerekir.

Bazı çevreler, Atatürk’ü kendi siyasal düşüncelerine yamamaya çalışıyor.

Kimi onu “solcu” ilan ediyor,

kimi “sosyalist” diye tanıtıyor,

kimi de bu yanlış yorumlara tepki gösterip onu “dinsiz, imansız” olarak lanse ediyor.

Oysa her iki taraf da aynı hatayı yapıyor: Atatürk’ü anlamadan konuşuyor.

Atatürk, ne sağın ne solun adamıdır.

Ne batının taklitçisi ne de doğunun körü körüne takipçisidir.

O, Türk milletinin değerlerinden beslenen gerçek bir milliyetçidir.

O, halkını yoksulluktan kurtarmak,

ekonomisini ayağa kaldırmak,

üretimi güçlendirmek için devletçilik ilkesiyle hareket etti.

Ama bu devletçilik, sınıf kavgasına değil, milli kalkınmaya ve halk refahına dayanıyordu.

O’nun “halkçılığı”, sokak sloganı değil, millet bilincinin ta kendisiydi.

Halkçılık; emekçinin hakkını korumak, köylünün üretimini güçlendirmek,

memurun, esnafın, kadının, gencin omuz omuza çalıştığı bir toplum inşa etmekti.

Atatürk, bir sınıfı diğerine üstün tutmadı.

O, her Türk vatandaşının eşit olduğu bir millet düzeni kurdu.

Atatürk’ün milli çizgisi yıllar içinde çeşitli gruplar tarafından çarpıtıldı.

Bir kesim onu “sosyalist” göstererek kendi ideolojisine pay çıkarmaya çalıştı.

Diğer kesim ise bu sahte etiketlerden yola çıkarak,

Atatürk’ü toplum gözünde dinsiz ve imansız bir figür gibi göstermeye kalktı.

Bu yanlış algı, bazı bölgelerde Atatürk’ün yanlış anlaşılmasına yol açtı.

Oysa gerçek bambaşkaydı.

Atatürk, dine düşman değildi; din istismarına karşıydı.

İnancı siyasetin değil, vicdanın meselesiydi.

> “Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir.”

— Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk’ün milliyetçiliği, ırkçılıkla karıştırılmamalıdır.

O, ırk temelli bir anlayışa değil, kültür, tarih, dil ve kader birliğine dayalı bir millet anlayışına inanıyordu.

Türk milleti onun için sadece bir nüfus topluluğu değil, bağımsızlık iradesiyle yoğrulmuş bir ruhtu.

“Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir” derken,

milletine sorumluluk yüklüyordu: “Benim milletim çalışırsa, başarır” diyordu.

Atatürk’ün milliyetçiliği, saldırgan değil; barışçı, yapıcı ve çağdaş bir çizgidedir.

“Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü, onun milliyetçiliğinin barışçı karakterinin göstergesidir.

Onun için gerçek milliyetçilik;

sloganlarda değil, üretimde, eğitimde, bilime verilen değerde,

kadının toplumdaki yerinde, ve en önemlisi vatan sevgisinde gizlidir.

Bugün hâlâ Atatürk’ü ideolojik gözlüklerle görenler var.

Kimi onun devrimlerini reddedip geçmişe sığınıyor,

kimi de onu kendi siyasal sloganlarının içine hapsetmeye çalışıyor.

Ama gerçek Atatürk, o sığ tartışmaların çok ötesindedir.

O, Türk milletinin ortak değeridir.

Bir bayrak gibidir; herkesin üstünde dalgalanır ama kimsenin elinde tutsak değildir.

Ve unutulmamalıdır ki;

Atatürk, katıksız, şeksiz, şüphesiz ve gerçek bir Türk milliyetçisidir.

Onun milliyetçiliği; dinle çatışmaz, emekle düşman olmaz, bilimle yarışır, akılla birleşir ve her şeyden önce bağımsız yaşama onurunu savunur.

Bugün bu ülke hâlâ dimdik ayakta durabiliyorsa,

bu Atatürk’ün milli duruşu sayesindedir.

Çünkü Atatürk, bir dönemin değil, bir milletin kaderinin adı olmuştur.

O’nu doğru anlamak, sadece geçmişe saygı değil,

geleceğe yön verecek bir akıl ve vicdan borcudur.

🖋 Hasan İPEK

Köşe Yazısı – Gerçek Bir Türk Milliyetçisiydi

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ergenekon
Ergenekon
13 Hafta

ÜRDÜN'LÜ BİR DOKTORUN
YAZDIĞI İBRETLİK BİR YAZI.!

İngiliz bir arkadaşıyla başkent Amman'ın Kavaysime bölgesinde gezerken İngiliz arkadaşı köprülere hayran olmuş ve bu hayranlığını şöyle dile getirmiş;

- "Ecdadınız gerçekten çok çalışmış, çok harika mühendislermiş, çok güzel köprü yapmışlar. Bravo atalarınıza..." demiş...

Ürdün'lü doktor :

- "Hayır , bizim ecdadımız değil , o köprüleri Türkler yapmış." demiş...

El Sahravi bölgesine varınca, tarihî demir yollarını görmüş ve şaşkın bir şekilde;

- "Ecdadınız gerçekten çok büyük insanlarmış ki, demiryolunun önemini o zamanlarda anlamışlar ve bu bölgede demiryolu inşa etmişler. Medeniyet ulaşımla başlar üstadım..." demiş.

Ürdün'lü doktor :

- "Hayır bizim ecdadımız değil, onları da Türkler yapmış..." demiş...

ola devam etmişler,

El Katrane Kalesine varınca, kale önünde durarak , hem kalenin güzelliğine hayran kalmış, hem de kente hayat veren su kanallarını ve su deposunu görünce çok beğenmiş, ve

- " Gerçekten ecdadınız müthiş zekâya sahipmiş, şu su kanallarının güzelliğine bir bakın, şu su deposuna bakın, şu kalenin güzelliğine bakın üstadım... " demiş...

Ürdün'lü doktor :

- "Hayır bizim ecdadımız değil, onları da Türkler yaptı..." demiş...

İngiliz, biraz susmuş ve derin bir nefes aldıktan sonra,

- " Peki , sizin ecdadınız ne yapmış?" diye sormuş.

Ürdün'lü doktor demiş ki:

- "Sizin ecdadınızla işbirliği yaparak, Türkleri bölgeden kovmuşlar...
Bilge Tonyukuk
Cahit Helvacı sayfasindan

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ergenekon
Ergenekon
13 Hafta

ALMAN GAZETECİNİN İDDİASI
Ünlü bir Alman gazetesinde yazıldığı üzere;
CİA tarafından Türkiye'de ki din istismarcısı birçok holding ve İslâmi geçinen çok sayıdaki gazete ve televizyonlara yüklü paralar verilmektedir.

CİA'NIN BU HOLDİNG VE MEDYADAN TEK İSTEĞİ;
Atatürk’ü Türk milletinin gözünde itibarsızlaştırmak için her yola başvurmak...

Çeşitli iftira, yalan, hile ve desiselerle, Atatürk'e bağlı, vatansever milliyetçi kişileri zan ve şaibe altında bırakmak...

İstiklâl Savaşını sulandırmak, milli değerleri alaya almak...

Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkıcı faaliyet ve yayınlar yapmak...

Etnik gurupların sayılarını çoğaltmak ve Türk kimliğini diğer etnik kimliklerin arasında sayarak basite almak...

KİŞİYE ASIL İSMİ TOPLUM VERİR!
Doğduklarında kişilere anne ve babaları tarafından birer isim verilse de, büyüyüp hayata atıldıklarında sergilemiş oldukları hal ve hareketlerine göre toplum tarafından da isimlendirilirler. Sayısız insan, anne ve babasının verdiği isimle değil toplumun kendisine yakıştırdığı isimle anılıp hatırlanırlar.

CİA’dan veya herhangi bir ecnebiden gelen üç- beş kuruş para için vatanını satan günümüz Holding sahipleri ve medya patronları, kıç silmeye yarayan tuvalet kağıdından farksız gazetelerin oğlan kılıklı yazarları, doğumlarında anne ve babalarının kendilerine takmış olduğu isimlerle değil de, toplum tarafından kendilerine lâyık bulunan isimleriyle tanınır, anılır ve hatırlanırlar!

Bu isimlerden bazıları;
Hain,
Alçak,
Kansız,
Soysuz,
İşbirlikçi,
Besleme,
Haramzade,
Ermeni kırması,
Çanak yalayıcısı,
Kıslama kapı zağarı,
Vs. gibi.

ORHAN KILIÇOĞLU ✍️

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
13 Hafta

Feyza Civelek'ten Şok İtiraf: "Emrah'ı İlk Ben Engelledim, Takip Bırakma Yalanı!" https://tarikhaber.com/haber/f....eyza_civelekten_sok_

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Showing 51 out of 202
  • 47
  • 48
  • 49
  • 50
  • 51
  • 52
  • 53
  • 54
  • 55
  • 56
  • 57
  • 58
  • 59
  • 60
  • 61
  • 62
  • 63
  • 64
  • 65
  • 66

Teklifi Düzenle

Katman ekle








Bir resim seçin
Seviyeni sil
Bu kademeyi silmek istediğinize emin misiniz?
İçeriğinizi ve gönderilerinizi satmak için birkaç paket oluşturarak başlayın. Para kazanma

Cüzdan tarafından ödeme

Ödeme uyarısı

Öğeleri satın almak üzeresiniz, devam etmek ister misiniz?

Geri ödeme istemek