Bitig Bitig
    Gelişmiş Arama
  • Giriş
  • Kayıt

  • Gece modu
  • © 2026 Bitig
    Hakkında • Rehber • Bize Ulaşın • Gizlilik Politikası • Kullanım Şartları • Geri ödeme • Finans

    Seç Dil

  • Turkish

İzle

İzle BitVid

daha

Keşfet Fonlar
BitVid İzle Hepsini gör

Keşfedin Gönderi

Posts

Kullanıcılar

grup

Fonlar

Ergenekon
Ergenekon
20 Hafta

Emekli maaşı yetmeyince taksiye çıkmıştı baba.“Alışmışız çalışmaya,” derdi.
Aslında alıştığı şey, kimseye yük olmamaktı.

Oğlu üniversiteyi bitirmişti,
ama odasından çıkmıyordu.
Oğlunun sessizliği, babanın yüreğini yoruyordu.

Baba bunu hiç dillendirmezdi.
Evde sessiz bir hüzün,
direksiyonda sessiz bir mücadele vardı.

Altmışlarında bir adamdı.
Yüzünde yılların yorgunluğu, omuzlarında geçim derdi.
Bir ara tekstile girmişti, battı.
Kazandı, kaybetti.
Paranın kokusunu da gördü, yokluğun pasını da yuttu.

Şimdi direksiyon başında.
Simitini bagajda, çayını termosla içerdi.
Helal paradan başka sermayesi yoktu.

Bir gün dar bir sokakta ters yönden gelen bir araba.
Normalde ses çıkarmazdı.
Önce yol verdi, sustu.
Ama üçüncü araç da aynı hatayı yapınca yumuşakça uyardı:

“Burası tek yön evlat…”

Üç kişi indiler.
İkisi iri yarı, boylu poslu.
Sözleri ağırdı, hakaretleri kirli.

“Sen kimsin?” dediler.
“Yürü git dayı, oğlun yok mu? O gelsin de bizle konuşsun.”
“Bak işine, yürür gideriz üstünden.”
İn aşağı, görelim seni!” diye bağırdılar.

Adam şaştı önce.
Yirmi yıldır bir kere bile arabadan inip kavga etmemişti.
Hatta kavga kelimesi bile boğazına ağır gelirdi.
Hep susmuştu, hep yol vermişti.
“Dünya daralınca insan geniş davranır” derdi.

Ama o gün…
Onu arabadan zorla indirirken,
sadece bedenine değil,
hayatına dokundular sanki.

O, kavgadan değil, hayatından yorulmuş bir adamdı.

Göbeği vardı, saçları kırdı.
Herkes “yazık olacak adama” diye düşündü.

Sonra bir yumruk indi.
En uzunu betona serildi hemen bayıldı
Yerde ayakları titriyordu.
İkinci hamleye gerek kalmadı, o da düştü.
Üçüncü denedi, aynı kader.

Sokak taş kesildi.
Adam nefesini topladı, gömleğini düzeltti:

“Evladım, kabadayılık sokakta değil…
terle edilen yerde olur.”

Polis yolda taksiciyi çevirdi hakkında şikayet var dedi.
Karakola götürüldü üç adam parmakla gösterdi:

“Bu yaptı!”

Komiser bir taksiciye baktı, bir üç dev adama.
Kaşları kalktı.Yürüyün gidin, bu yaşli adam mı bu hale koydu sizi?Utanmıyor musunuz beni meşgul etmeye?

Sabıka kayıtları açıldı.
Taksici tertemiz; diğerleri kir pas içinde.

Komiser kimliği aldı, isme baktı.
Gözleri büyüdü.
Dosyayı tekrar kontrol etti.

“Bir dakika…
Siz… siz o musunuz milli sporcu?”

Sesi değişti:

“Ben çocukken tv'de sizi izlerdim…Hayrandım.
Ringde nefesimizi tutardık!”

Adam mahcupça gülümsedi:

“Geçmişte kaldı komiserim.
Ben şimdi direksiyon başında ekmek kovalıyorum.”

Komiser gülümsedi —
hem gururla hem sızlayan bir saygıyla:

“Demek hâlâ indiriyorsunuz…”

Sonra kapıyı açtı:

“Gidebilirsiniz üstad.
Hakkınız helaldir.Yalniz çok feci dovmussunuz birinin burnu kırılmış.Ameliyat olacak.
Onların sicili bu kadar kirli olmasa asla birakamazdım sizi.

Adam çıktı.
Yağmur başlamıştı.
Direksiyonuna geçti.
Sessizce fısıldadı:

“Ben bu ülke için dövüştüm…
Şimdi bu ülkenin yağmurunda ekmek arıyorum.
Ama onurum hâlâ dimdik.
Oğlum da bir gün benim gibi dimdik durmayı öğrenir inşallah.”
Direksiyonuna yaslandı bir an.
Cama vuran yağmurla aynı ritimde,
kimsenin duymadığı şekilde Nazım'dan bir mısra mırıldandı:

“En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız…”

Ne oğluna kızıyordu,
ne hayata sitem ediyordu.

Sadece…
içinde bir yerde hâlâ inanan bir adamdı.

Üstü başı ıslanmıştı,
ama umut hâlâ kuruydu.

Bazı kahramanlar gölgede kalır…
Ama asla düşmezler.

Bir zamanlar bayrak için yumruk atanlara,
bugün emekli olduğu halde direksiyonda alın teri dökenlere selam olsun

Bu gerçek bir hikâyedir.Ben yolculuk yaptım kendi anlatti.Paylasin tüm emekli olduğu halde çalışan erkek ya da kadın kahramanlara selam olsun.
Allah böyle insanları korusun.

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ergenekon
Ergenekon
20 Hafta

ATATÜRK'ÜN BUDUNA DÖNÜŞÜ VE ÖZAL FİTNESİ.
Konumuz, Atatürk'ün buduna dönüşü ve Özal fitnesi.
''Anadolu'nun Türkleştirilmesi’’ sözü Özal tarafından kasıtlı olarak çok sıkça kullanılmıştır.

Özal, art niyetli olarak söylediği bu sözüyle;
Anadolu'nun binlerce yıllık Türk yurdu olmayıp, bu coğrafya insanının Türk olmadığını ve Türklüğün zoraki bir dayatma olduğunu ima etmiştir.

Özal’a göre, Atatürk’le beraber Anadolu’da baskıya dayalı ve zorlama bir Türkleştirme hareketi başlatılmıştır!

Özal’la Anadolu’da sinsi bir ‘’ETNİK AYRIŞIM’’ başlatılmış olup, bunun neticesi olarak da Anadolu coğrafyasına ayrılık tohumları bizzat Özal tarafından ekilmiştir.

Anadolu en az 10.000 yıllık bir Türk yurdudur. Hatta daha da fazla.

Cumhuriyet rejimi, bir Türkleştirme macerası değil aksine 730 yılında ORHUN KİTÂBELERİNDE ADI GEÇEN TÜRK BUDUNU’NA (Türk milletine) dönülerek, yitirilen TÜRKLÜK BİLİNCİNİN yeniden kazanılma sürecidir.

Atatürk, Zeki Velidi Togan’a elindeki bütün tarihi vesikaları vererek, ondan Anadolu’da en az dokuz bin yıllık bir Türk tarihi yazmasını istemesi bunun en büyük delilidir.

KİRLİ OYUN!
Türkiye'mizde yazılan tarih dersi kitapları, yazım işlemi bittikten sonra ABD de ki o meşhur Tarih Enstitüsüne gönderilir. Burada yeniden elden geçirilerek bize ''Şu kısmı tamamen çıkarın, şu kısmı değiştirip şöyle yazın'' şeklinde tâlimat verilir.

Emir büyük yerden geldiği için bizimkiler de CONİ AMCALARININ dediklerini harfiyen yerine getirerek, istenilen ekleme ve çıkarmaları yapmakta bir mahsur görmezler!

Bu yüzdendir ki bugün okullarımızda okutulan tarih ders kitâplarında, bir şehir devletinden ibaret olan Trabzon'da ki Kommenler, RUM PONTUS İMPARATORLUĞU olarak geçerken, Türklerin Anadolu'ya gelişleri ise 1071 olarak gösterilmektedir.

Şayet, Trabzon'da bir Rum Pontus İmparatorluğu var ise, bu İmparatorluğun en az 300-500 km öteden başlayan bir sınırının olması gerekmez mi?

O sınır geçildiğinde savaş başlamaz mı?
Lâkin, Fatih Sultan Han Trabzon surlarının dibine kadar hiç bir güçle karşılaşmadan gelip şehri kuşatmıştır. Bu demek oluyor ki ortada sadece bir ''Şehir Devleti'' var iken, ABD dayatmasıyla biz bunu çocuklarımıza Rum Pontus İmparatorluğu şeklinde okutuyoruz.

Diğer bir dayatma ise;
Türklerin Anadolu'ya gelişleri kasten 1071 olarak gösterilerek, Türklerin Anadolu'da ki varlıkları 900 küsur seneyle sınırlandırılmak istenir.

Son yıllarda, Türk'ün ANDINA, Türk ismine, Türk kimliğine, Türk'ün varlığına karşı artan saldırılar, hatta Türk ismini Anayasadan silmeye kadar varan nankörlükler üzerine birkaç söz söylemek gerekirse ki her zamankinden daha çok gerekiyor!

Türk milleti olarak çeşitli nankörlüklerle karşılaştığımızda fazla üzülmememiz gerekmektedir. Bazı şerefsizlerin şerefsizliklerini onların tabiatları gereği olan davranış şekilleri olarak görmeliyiz.

İnsanı bir pıhtıdan yaratan ve kendisine akıl, sağlık ve daha sayılamayacak kadar birçok nimetleri sunan Allah’a karşı nankörlük eden bir insanın; bütün imkânlarından istifade etmesinin yanında, soyunun- Sopunun bu günlere kadar gelmesini sağlayıp kendisini en üst makamlarına kadar yükselten Türk milletine karşı nankörleşip ihanet etmesi gayet normaldir, çünkü bu tipler, imandan, vicdandan, ahlâk ve sadakat duygusundan mahrum birer şeref fukarasıdırlar.

GÜNÜMÜZ DALLAMALARININ SALLAMALARI!
Atatürk'ün sözleri, bugünkü dallamaların sallamalarına benzemez, mutlaka sağlam bir kaynağa dayanırdı. Çünkü O' resmi kayıtlara göre 3 bin 997 kitap okuyan ve okuduğu sayfalara kendi el yazısıyla notlar düşen bir üstün şahsiyetti.

Atatürk'ün okuduğu kitapların;
2 bin 151'i Anıtkabir,
1741'i Çankaya Köşkü,
102'si İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi,
3'ü ise Samsun İl Halk Kütüphanesi'nde bulunmaktadır.

ORHAN KILIÇOĞLU

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ergenekon
Ergenekon
20 Hafta

Çin yönetimi, Doğu Türkistan’ın adını "Xinjiang" olarak değiştirerek, asırlardır bu topraklarda yaşayan Uygur halkının tarihini, kültürünü ve varlığını görünmez kılmaya çalışıyor. Ancak biz biliyoruz ki, bir milletin adını değiştirmekle, hafızasını silemezsiniz.

Tarih susturulamaz, kimlik silinemez!
Xinjiang değil, DOĞU TÜRKİSTAN!

#doğutürkistan

Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
20 Hafta

image
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
20 Hafta

image
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
20 Hafta

image
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
20 Hafta

image
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
20 Hafta

image
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
20 Hafta

image
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Ömer tarık Yılmaz
Ömer tarık Yılmaz
20 Hafta

image
Beğen
Yorum Yap
Paylaş
Showing 107 out of 234
  • 103
  • 104
  • 105
  • 106
  • 107
  • 108
  • 109
  • 110
  • 111
  • 112
  • 113
  • 114
  • 115
  • 116
  • 117
  • 118
  • 119
  • 120
  • 121
  • 122

Teklifi Düzenle

Katman ekle








Bir resim seçin
Seviyeni sil
Bu kademeyi silmek istediğinize emin misiniz?
İçeriğinizi ve gönderilerinizi satmak için birkaç paket oluşturarak başlayın. Para kazanma

Cüzdan tarafından ödeme

Ödeme uyarısı

Öğeleri satın almak üzeresiniz, devam etmek ister misiniz?

Geri ödeme istemek